Menü Kapat

Öğretmen Adaylarının Niteliği Böyle Artırılmaya Çalışılacak!

Öğretmen aday adaylarının niteliklerinin arttırılmasının ön koşullarından birinin istekli, başarılı ve mesleğin bilişsel olduğu kadar duyuşsal ve psiko-motor yeterliklerini de taşıyan öğrencilerin mesleğe kazandırılması olduğu yönündeki görüş oy birliğiyle kabul edildi.

Bu kapsamda YGS ve LYS sıralamasında başarılı olan ve öğretmenlik mesleğini ilk üçte tercih eden öğrencilerin teşvik edilmesi, lisans öğrenimleri sürecinde akademik başarılarını sürdürmeleri kaydıyla burs ve barınma desteği sağlanması komisyonda oylama sonucu benimsendi.

-“Mülakat” ifadesinden vazgeçildi

Eğitim fakültelerinin programlarına öğrenci yerleştirmede kullanılan YGS ve LYS puan türlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği görüşünün öne çıktığı komisyonda, “öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarına öğrenci seçim sürecinde, öğretmen yeterlikleri doğrultusunda öğretmen ilgi ve yeteneklerini temel alan çoklu değerlendirme ilkeleri hayata geçirilmelidir” önerisi kabul gördü.

Komisyon üyeleri eğitim fakültelerine mülakatla öğrenci alımı konusunda uzun tartışmalar yaptı ancak alınan kararda “mülakat” ifadesine yer verilmesinden vazgeçilerek, bunun yerine “çoklu değerlendirme ilkeleri” ifadesi benimsendi.

-Yatay ve dikey geçiş imkanı

“Öğretmen Eğitiminde Hizmet Öncesi Eğitimin Niteliği” temasıyla ele alınan öneriler de komisyonun 4 gün süren çalışmalarında sık sık tartışma konusu oldu.

Bu kapsamda özellikle hizmet öncesi lisans eğitim ve öğretim süreçlerinin öğretmen yeterlikleri temelinde iyileştirilmesi için kritik önem taşıyan bazı konular da komisyonda görüşüldü.

Öğretmenlik mesleğine akademik, sosyal, psikolojik açıdan uygun olmayan öğrencilere diğer fakülte ve bölümlere yatay ve dikey geçiş imkanları sunulması yönündeki görüş, tartışmalardan sonra komisyonda kabul edilerek Genel Kurul’a sunulacak öneriler arasındaki yerini aldı.

-Eğitim fakültesi dışındaki mezunlara iki yıl uygulama eğitimi

Komisyonda, eğitim fakültesi dışında, öğretmenlik atamasına kaynaklık teşkil eden lisans programlarından mezun olanların öğretmen olarak yetiştirilmesi konusundaki görüşler de tartışıldı.

Bu tür programların, uygulamalı ağırlıklı en az iki yıllık olacak şekilde yeniden düzenlenmesi şeklindeki görüş oylanarak kabul edildi.

Diğer yandan eğitim fakültesi dışında öğretmenlik atamasına kaynaklık teşkil eden lisans programlarında öğrenimlerine devam eden öğrencilere MEB’in ihtiyaçları ve YÖK’ün belirleyeceği ölçütler doğrultusunda eğitim fakültelerince ‘öğretmenlik meslek bilgisi’ dersleri sunulmasını içeren görüş de benimsendi.

-Eğitim fakültesi kontenjanları azaltılacak

Komisyonda, eğitim fakültelerindeki öğrenci kontenjanlarına ilişkin karar da dikkati çekti. Bu konuda komisyon üyelerinin MEB’in öğretmen ihtiyacına karşılık çok sayıda eğitim fakültesi mezunu ve atama bekleyen öğretmen olduğu yönündeki görüşler uzun süre tartışıldı. Bu tartışmalar sonunda, “Eğitim fakültelerinde öğrenci kontenjanları azaltılarak öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayıları dünya ölçütleri göz önüne alınarak yeniden düzenlenmelidir” görüşü oylanarak kabul edildi.

Komisyonda bu maddenin yanı sıra başta eğitim fakülteleri olmak üzere öğretmen yetiştiren diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden öğrenci sayıları ve bu kurumların kapasitesi ile ihtiyaç duyulan öğretmen sayısına dikkat çekilerek, yeni eğitim fakültesi ve var olan eğitim fakültelerinde yeni programlar ihtiyaç hasıl olmadığı takdirde açılmaması gerektiği yönündeki karar benimsendi. İhtiyaç halinde yeni eğitim fakültelerinin ve öğretmen yetiştirme programlarının açılması için ulusal ve uluslararası standartların belirlenmesi ve yeni programlarda bu standartları temel alınması kararına varıldı.

Öğretmen yetiştiren kurumların akademik ve örgütsel teşkilatlanması ve programlarının 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi doğrultusunda ve ulusal veya uluslararası akreditasyon modellerine dayalı olarak yeniden yapılandırılması gerektiği yönündeki öneri de benimsendi.

-Üniversiteler başarılı öğretmenlerle işbirliği yapabilecek

Ayrıca alanında deneyimli ve başarılı öğretmenlerden yükseköğretim kurumlarının öğretmen yetiştiren kurumlarında özellikle uygulama gerektiren ders ve konularda yararlanılması ve işbirliği yapılması da benimsenen kararlar arasında yer aldı.

Eğitim fakültelerinde uygulanmakta olan öğretim programlarının, MEB ile birlikte geliştirilen öğretmen yeterlikleri doğrultusunda, YÖK, Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu’nun koordinasyonunda yeniden yapılandırılması gerektiği de oylanarak karara bağlandı.

Başta eğitim fakülteleri olmak üzere tüm öğretim kademelerine yönelik öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarında, mesleki yeterliğe ilişkin dersler dışında, müfredat dışı etkinlikler olarak tanımlanabilecek sanat, spor, müzik ve kültür temalı, etkinlik merkezli seçmeli genel kültür dersleri konulması ve eğitsel kol ve kulüp faaliyetlerinin işlevsel hale getirilmesi, böylece öğretmen adaylarının okullara ve öğrencilerine taşıyabilecekleri entelektüel birikimlerinin arttırılması yönünde getirilen öneri de benimsendi.

MEB’in Fatih Projesi ile okullarda kurduğu ve kuracağı teknolojilerin öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarında da kurulması gerektiği ve öğretmen aday adaylarına bu teknolojilere ilişkin temel bilgi ve becerilerin kazandırılması da komisyonda kabul edildi.

-Öğretmen aday adaylarının mesleğe seçimi

Öğretmen aday adaylarının mesleğe seçiminde KPSS ve ÖABT testlerinde öğretmen yeterliklerini dikkate alan, öğretmenlik mesleğinin bilişsel boyutunun yanında duyuşsal ve psiko-motor özelliklerini de temel alan çoklu değerlendirme sistemlerini içeren bir modelin oluşturulması yönündeki görüş de kabul edildi.

Öğretmenlerin mesleğe seçimini takiben öğretmen adaylarının kurum ve sistem içinde yetiştirilmesi sürecinde bu konuda gerekli eğitim ve deneyime sahip ‘danışman’ (mentör) öğretmenlerce, yapılandırılmış uygulama temelli modellere gereksinme duyulduğuna ilişkin bir başka görüş de oylanarak karara bağlandı.

Öğretmenlik mesleğinin niteliğinin artırılmasında, öğretmen yeterlikleri temelinde, sistemdeki öğretmenlerin büyüklüğünü, ülke üzerindeki dağılımını ve yaşam boyu öğrenme ilkelerini de temel alan bir mesleki-kişisel gelişim modeline gereksinim duyulduğu, ayrıca bu modelin öğretmenlik mesleğinin hak ettiği bir kariyer sistemine bağlanmasının stratejik bir öncelik alanı olduğunu değerlendiren bir öneri de oylanarak kabul edildi.

Benzer haberler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir